Kıbrıs’ta PGT (Preimplantasyon Genetik Test), tüp bebek sürecinde elde edilen embriyolardan alınan çok küçük bir biyopsi örneğiyle genetik analiz yapılarak, transfer edilecek embriyonun daha doğru seçilmesini hedefleyen ileri laboratuvar uygulamasıdır. PGT-A, embriyoda kromozom sayısal bozukluklarını (aneuploidi) taramaya odaklanır; özellikle ileri yaş, tekrarlayan düşük veya tekrarlayan IVF başarısızlığı gibi durumlarda embriyo seçimini teknik olarak güçlendirebilir. PGT-M ise ailede bilinen tek gen hastalığı (monogenik hastalık) taşıyıcılığı veya tanısı olduğunda, ilgili gen mutasyonuna yönelik hedefli analizle sağlıklı embriyonun seçilmesini amaçlar. Uygulamada embriyolar genellikle 5.–6. gün blastokist aşamasında gelişim kriterlerine göre değerlendirilir ve trophectoderm biyopsisi alınarak örnek NGS (Next-Generation Sequencing) gibi yöntemlerle analiz edilir. Analiz süreci boyunca embriyolar çoğunlukla vitrifikasyon (dondurma) ile güvenle saklanır ve sonuçlara göre planlanan döngüde FET (dondurulmuş embriyo transferi) yapılır.
Dr. Serhat Partalcı ile PGT planlamasında temel amaç; doğru endikasyonu belirlemek, laboratuvar sürecini embriyo biyolojisine zarar vermeden yönetmek ve transfer zamanlamasını endometrium reseptivitesi ile senkronize etmektir. PGT, gebelik şansını artırabilecek güçlü bir araç olsa da, mozaiklik gibi biyolojik durumlar nedeniyle sonuçların klinik yorumlanması uzmanlık ister ve “kesin gebelik garantisi” olarak değerlendirilmemelidir. Bu nedenle süreç, çiftin öyküsüne göre genetik danışmanlık, önceki gebelik/deneme sonuçları ve klinik risk faktörleri birlikte ele alınarak kişiye özel yapılandırılır. Kıbrıs’ta PGT uygulamaları, doğru hasta seçimi ve güçlü laboratuvar altyapısıyla birleştirildiğinde, özellikle riskli gruplarda daha kontrollü ve rasyonel bir transfer stratejisi sunar.
